“Hard Times” (Zor Zamanlar), Charles Dickens’ın 1854 yılında yayımlanan romanıdır. Endüstriyel Devrim’in getirdiği sosyal ve ekonomik sorunları ele alan bu eser, o dönemin İngiltere’sindeki eğitim sistemi, sınıf ayrımı ve kapitalizmin insan üzerindeki etkilerini sorgular. Dickens, karakterler ve olaylar aracılığıyla dönemin toplumsal eleştirilerini yapar ve birçok unutulmaz alıntıya yer verir. İşte “Hard Times” kitabından bazı özlü sözler:
1. “Facts alone are wanted in life. Plant nothing else, and root out everything else.”
– “Hayatta sadece gerçekler istenir. Başka bir şey ekmeyin ve her şeyi kökünden sökün.”
2. “There is a wisdom of the head, and… there is a wisdom of the heart.”
– “Bir akıl bilgeliği vardır ve… bir de kalp bilgeliği vardır.”
3. “It is a mere question of figures, a case of simple arithmetic.”
– “Bu sadece rakamlar meselesi, basit bir aritmetik vakası.”
4. “People must be amused, they can’t be always a learning, nor yet they can’t be always a working, they ain’t made for it.”
– “İnsanlar eğlenmeli, sürekli öğrenemezler, aynı zamanda sürekli çalışamazlar, bunun için yaratılmamışlardır.”
5. “You have been so careful of me that I never had a child’s heart. You have trained me so well that I never dreamed a child’s dream. You have dealt with me so wisely that I never had the sense to be a child at all.”
– “Bana o kadar dikkat ettiniz ki, hiç çocuk kalbim olmadı. Beni o kadar iyi eğittiniz ki, hiç çocuk rüyası görmedim. Bana o kadar akıllıca davrandınız ki, hiç çocuk olacak aklım olmadı.”
6. “There is a love of wild nature in everybody, an ancient mother-love showing itself whether recognized or no, and however covered by cares and duties.”
– “Herkesin içinde vahşi doğaya karşı bir sevgi vardır, tanınmış olsun ya da olmasın kendini gösteren ve ne kadar çok kaygı ve görevle örtülü olursa olsun var olan eski bir ana sevgisi.”
7. “Coketown did not come out of its own furnaces, in all respects like gold that had stood the fire.”
– “Coketown, ateşe dayanmış altın gibi, kendi ocaklarından her bakımdan mükemmel çıkmadı.”
8. “Time went on in Coketown like its own machinery: so much material wrought up to such a product; so many hours rendered into such a sum.”
– “Coketown’da zaman, kendi makineleri gibi ilerledi: bu kadar malzeme, bu kadar ürüne işlendi; bu kadar saat, bu kadar toplama dönüştü.”
Bu alıntılar, Dickens’ın eserindeki temaları ve karakterlerin yaşadıkları içsel çatışmaları yansıtır. “Hard Times” toplumun mekanikleşmesine, insanların duygularının ve hayal gücünün bastırılmasına karşı bir eleştiri sunar ve okuyucuyu insanın daha kapsamlı bir anlayışına yönlendirir.