Nazım Hikmet Ran (15 Ocak 1902 – 3 Haziran 1963), Türk şair, yazar ve oyun yazarıdır. 20. yüzyıl Türk şiirinin en önemli isimlerinden biri olarak kabul edilen Nazım Hikmet, aynı zamanda dünya çapında tanınan bir edebiyat figürüdür. Sosyalist gerçekçilik akımını benimsemiş ve eserlerinde genellikle toplumsal sorunları, insan sevgisini, özgürlük ve barışı işlemiştir. Nazım Hikmet’in özlü sözleri, şiirlerindeki güçlü imgeler ve duygusal derinlikle birleşerek, onun edebi mirasının önemli bir parçasını oluşturur. İşte Nazım Hikmet’in bazı özlü sözleri:
1. “Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür ve bir orman gibi kardeşçesine, bu hasret bizim.”
2. “Beni bu güzel havalar mahvetti, böyle havada istifa ettim evcilikten.”
3. “Sevmek ne uzun kelime, ölmek ne kısa.”
4. “Acılar denizinde yüzen bir gemiyim; ne liman biliyorum ne de demir atacak koy, ne bir yelkenim var ne de dümenim, denizlere gömülmek mi istiyorum, ne bileyim.”
5. “Bana mutluluğun resmini yapabilir misin Abidin? Unutma, bir de kuş çiz, uçuyor olsun.”
6. “Sen yanmasan, ben yanmasam, biz yanmasak, nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa?”
7. “Dünyayı verelim çocuklara, hiç değilse bir günlüğüne, allısını pullusunu, oynasınlar avuçlarının içinde.”
8. “Kapılarını çalan bir tanıdık değilim, benim adım: halkın şairi.”
9. “Beni hüzünlü gördüğün zaman bil ki, içimde bir yerlerde güneş batıyor.”
10. “Ölümü düşünmek değil, zamanı düşünmek korkutuyor beni.”
11. “Bir insanı sevmekle başlar her şey.”
12. “Karanlıkta gözleriyle sevişen iki kişi gibiyiz.”
13. “Bir ülkenin en iyi savunması, halkının mutluluğudur.”
14. “Bir gün gelecek, savaş meydanlarından alınan topların metalinden çocuklar için salıncaklar yapılacak.”
15. “Yaşamak şakaya gelmez, büyük bir ciddiyetle yaşayacaksın bir sincap gibi mesela, yani, yaşamanın dışında ve ötesinde hiçbir şey beklemeden, yani bütün işin gücün yaşamak olacak.”
Nazım Hikmet’in bu sözleri, onun düşünce dünyasının ve sanatının bir yansımasıdır. Şiirlerinde olduğu gibi, bu özlü sözlerde de insan sevgisi, özgürlük arzusu, barış özlemi ve yaşama dair derin bir tutku hissedilir. Nazım Hikmet, eserleriyle sadece Türkiye’de değil, dünya edebiyatında da kalıcı bir iz bırakmıştır.